Yaratık : Covenant

Yaratık : Covenant filminin yönetmen koltuğuna yapımcılığını da üstlenen 1937 İngiltere doğumlu ünlü yönetmen Ridley Scott oturmuş. Scott, sonradan kült filme dönüşen ilk yaratık filmini 1979 yılında çekmişti. Yapım gişede büyük başarı sağlayınca 4 devam filmi daha çekildi. Yaratık: Covenant’dan önce 2012 yılında Scott’un çektiği Prometheus, başa dönüp yaratığın ortaya çıkışını anlatırken diğer yaratık filmlerinden bağımsız bir yapıya sahipti ve benim beğenimi kazanmıştı. Yeni filmde, Prometheus’da yaşanan olayların on yıl sonrası anlatılıyor. Hikaye, İki saat boyunca sıkılmadan kendini izlettiriyor ancak Prometheus’un ışıltısından hayli uzak. ” Vay bee” diyeceğimiz bir yenilik yok ne yazık ki! Benim gibi İngilizcesi zayıf olanlar için, analizimize başlamadan önce filmin ismi Covenant’ın Türkçe karşılığının ”Antlaşma” olduğunu belirtmekte fayda var.

Covenant, 15 mürettebatı bulunan uzay gemisinin ismi. Covenant’ı izlemeden önce Prometheus etkisi ile hayli heyecanlanmıştım. İşin doğrusu, Scott gibi bir ustadan Prometheus’un üzerine koyan daha iyi bir iş bekliyordum. Usta, bu sefer sermayeden yemiş. Bu filminde yaratıktan daha çok birbirinin aynısı David ve Walter isimli iki androidi öne çıkarmış. Birisi iyi, diğeri kötü niyetli. Bu seride, yaratığı kimin yarattığına da şahit oluyoruz. Film, teknik açıdan kusursuz ve etkileyici. Kıyafetler, dış-iç mekan çekimleri, uzay gemisi, kullanılan renkler ve bilgisayar efektleri son derece başarılı.

Her kötülüğün çıkış noktasının insan olduğu bu filmde de üstüne basa basa vurgulanırken yine çıkış yolunu bulacak olanında insan olduğuna değiniliyor. İşin tuhaf tarafı ise, dünyamızı hunharca yok eden insanoğlunu eleştiren ve yargılayan felsefi sözler, insanlardan değil bilim adamı Peter Weyland’ın yarattığı filmin kötü karakteri Android David (Michael Fassbender) den geliyor.

Film, çok katlı bir şirket binasının sahibi olan Peter Weyland’ın ofisinde açılıyor. Peter ve yarattığı android Walter  ile yaratıcılığı sorgulayan bir sohbetin içinde buluyoruz kendimizi. Daha sonra Covenant ismi verilen dev bir uzay gemisine geçiş yapıyoruz. Bu geminin 15 mürettebatının görevi, daha önce bilim adamları tarafından belirlenen uzayda yaşamaya elverişli yere, 2.000 uyutulan insanı götürmektir. Ancak; Covenant uzayda yol alırken radarlar yeni bir yaşam alanı belirliyor. Covenant’ın kaptanı, oy çokluğu ile bu yaşam alanını incelemek üzere oluşturduğu bir ekip ile yola çıkıyor. İnceleme ekibinin indiği yer, on sene önce Prometheus uzay gemisi mürettebatının indiği yerdir…

Yukarıda ki kısa özetten anlayacağınız üzere hikayeye katılan fazlaca bir yenilik yok. Bu dezavantaja rağmen film sıkılmadan izlenebiliyor. İki rolü birden canlandıran Michael Fassbender iyi iş çıkarmış. Hikayenin baş kadın kahramanı Katherine Waterston ise canlandırdığı Daniels karakterine oturmadığı gibi vasat bir performans sergilemiş. Diğer oyuncularda filmi yukarı çekecek bir katkı yapamamış ne yazık ki!

Sözün Özü: Bilimkurgu-Korku türüne büyük katkı sağlayan 80 yaşında ki Ridley Scott ustanın Covenant’ı izleyicide  yeni ufuklar açmasa da sıkılmadan izlenebilir kıvamda. Bilimkurgu-Korku-Gerilim filmlerini seviyorsanız kaçırmamanızı tavsiye ediyorum.

Film notum:

HENÜZ YORUM YOK