Zeytin Ağacı

ZEYTİN AĞACI, 

Dizi, Geçmişin Derinliklerinden Güzel Bir Hikaye Çıkaramamış!

Zeytin Ağacı”nı sırf adından dolayı dört bölüm  izledim, bu özel ağaçlara  simgesel bakımdan çok anlam yükleriz; bir de son dönemlerde zeytinliklere yapılan düşmanlığı düşünürsek; onları kesmek, yok etmek  adeta bizi köklerimizden mahrum etmek anlamına geliyordu; bu yüzden dizinin bize  anlatacağı   bir derdi olmalı diye düşünerek seyirliğin  başına oturdum.

1988 yılı, Bursa Lunaparkta bir kız çocuğu babasıyla Lunaparkta!

Narrator:” Geçmişimiz, biz hatırlasak da hatırlamasak da bir yerlerde kayıtlı olabilir mi?” diye soruyor. 

Nasıl ki bir kara kutu ne kadar darbe alırsa alsın içindeki bilgiler kaybolmaz geçmişimiz de öyledir; tatlar, kokular, anlar birgün tekrar hatırlanmak üzere en doğru zamanı bekler” diye devam ediyor. 

Bu güzel girişten sonra karşımıza üç kadın çıkıyor. Doktor Ada (Tuba Büyüküstün), avukat Sevgi (Boncuk Yılmaz), sosyal medyacı ev hanımı Leyla (Seda Bakan)

Buraya kadar iyi, belli ki kadın hikayeleriyle de  karşılaşacağız; fakat o da ne ilerleyen sahnelerde saçmalıklar silsilesi birbirini kovalamaya başlıyor. 

BİLİME HAKARET…

Kanseri hayli ilerlemiş olan ve kemoterapi  tedavisi gören Sevgi, hastane asansöründe tesadüfen karşılaştığı yine kanserli bir çocuğun annesinden alternatif tıp tedavisiyle çocuğun iyileştiğini öğreniyor ve adresi alıp yola koyuluyor. Katıldığı bir iki seans  sonrasında hop avukat  Sevgi de iyileşiyor. 

Genel cerrahi alanında doktor olan Ada bu tedaviye  inanmamasına  rağmen zoraki katıldığı birkaç seans sonrası birden el titremesi kesiliyor.

Bu seansları gerçekleştiren ”Zaman” isimli şahıs ( Fırat Tanış ) bu senaryoya öyle inanmıyor ki seans anında nereden bu saçmalığın içine düştüm der gibi oynuyor. 

Üstelik bir doktorun bile gelip bu terapilerde şifa bulması bilime resmen hakaret olmuş!

Bu saçmalık yerine gerçek tıp alanı olan Psikanaliz seansları uygulansa kuşkusuz daha inandırıcı olurdu. Böyle bir dizi ya da  film için başta  Freud, Adler, Jung incelenmeli en azından ilgili dizi ve filmler seyredilmeliydi. Örnek mi Freud dizisinin hipnoz sahneleri çok etkileyicidir; kişiyi geçmişine, çocukluğuna, travmalarına götürür  geçmişin derinliklerinden sarsıcı hikayelerle çıkar. 

Aslında seansı uygulayan kişinin adına “Zaman” denilmesi birçok metaforik anlamı taşıyor. Bu kurgu üzerinden üst düzeyde bir anlatımla inandırıcı ve güzel bir dizi ortaya çıkabilirdi. Film ya da dizi ister fantastik ister sürrealist, ister destansı olsun her şeyden önce inandırıcı, gerçek olsun. 

Dizideki seanslarda birileri birilerinin yerini tutuyor, onlar bi şeyler hissediyorlar sonra geçmiş her nasılsa ayna gibi parlıyor. O geçmişte neler neler yok ki, mübadele var, 1993 Erzincan depremi var, cinayetler var…

Hepsinin üstünden üstünkörü geçiliyor! Köklere, derinliklere inerken yüzmeden hop geri çıkılıyor…

Kısaca; vasat, tutarsız ve dağınık bir senaryo ile karşılaşacağınızı bilin.

Rakı, Balık, Ayvalık

Bir güzelleme de ben yapayım

Zeytin, tost /Ayvalık  (ruhumuza) dost

Gerçekten Ayvalık ve Cunda görmeye, yaşamaya değer yerler. Gezip görebildiğim kadarıyla Türkiye’de en beğendiğim iki yer arasında.

Üç kadın kahramanımızın Ayvalık ve Cunda’ya kaçarak kendileriyle yüzleşmesini konu alan dizinin en güzel yanlarından birisi mekan seçimi olmuş. Assos’un Athena tapınağında yapılan çekimler de promosyon. 

İyi bir kaçış yeri, ben de zamanında muzdarip olduğum bir aşk konusunda birkaç günlüğüne oraya kaçmıştım…

Farklı karakterde üç   kadının geçmişten gelen  dostluğu ve arkadaşlığı da dizinin diğer sıcak yanını oluşturuyor. Mekan, zaman, kahramanlar gayet iyi ancak olay bu sacayağına oturtulamamış. 

Ada’nın eski sevgilisini canlandıran Toprak (Murat Boz) oyunculukta zayıf kalmış. Tuba, ne çok iyi ne kötü oynuyor ama güzelliği için seyredilir. 

Dedikodu mahiyetinde olacak ama Seda Bakan’a sarı saç yakışmamış, kendi ifadesini almış götürmüş. Sinir bozucu karakterini  ve adı gibi Leylalığını iyi oynamış. 

Dizideki en iyi ikili Rıza Kocaoğlu ve Boncuk Yılmaz. Ada’nın eşini canlandıran  Serkan Altunorak (Selim)  da  rolünü iyi yapanlardan. 

Dizinin yönetmenliğini Burcu Alptekin üstlendi, senaryosunu Nuran Evren Şit yazdı.

“Zeytin Ağacı” bu dizinin neresinde ve nasıl anlamlandırılmış diye sorarsanız; izlediğim bu bölüme kadar henüz neresinde olduğunu bilemedim. Belki dördüncü bölümden sonraki bölümlerde anlamı ortaya çıkacaktır. Konu geçmişi deşmek olduğuna  göre zeytin ağaçlarının kökleriyle bir anlam birliği olmalı. Eh Ayvalık deyince de ilk akla gelen zeytin değil mi!

Diziye değil ama Zeytin ağaçlarına saygıyla! Kıymayın, kıymayın…   

Yönetmen : Burcu Alptekin

Senaryo : Nuran Evren Şit, Nergis Akoğlu, Ayşenur Sıkı

Görüntü Yönetmeni : Gökhan Tiryaki

Kurgu : Çiçek Kahraman

Müzik : Aytaç Bayladı, Özgür Buldum

Oyuncular : Tuba Büyüküstün, Seda Bakan, Boncuk Yılmaz, Murat Boz, Fırat Tanış, Rıza Kocaoğlu, Serkan Altunorak, Füsun Demirel, Umut Kurt

Türkiye / Romantik-Dram / 8 Bölüm 45 Dk.

Film notum:

 

 

İLEZeytin Ağacı
KAYNAKZeytin Ağacı
Önceki yazıYeşilçamın Güzel İnsanları
Sonraki yazıDavet

11 YORUMLAR

  1. Film hakkında yaptığınız yorumlar gerçekçi değil. Senaryo olarak değerlendirilecek olursa iyi bir senaryo var ortada. Yüzlerce yabancı dizi koleksiyonu olan ve yüzlerce dizi izlemiş birisi olarak söylüyorum bunu ve dizinin senaryo bakımından hakkını malesef vermemişsiniz. Sadece şu söylenebilir argo ve cinsellik biraz dozu aşmış. Oyunculuk olarak Murat boz zaten oyuncu değil, Tuba Büyüküstün de al o kadar oyuncu.

  2. Aile dizimine katılmamış birinin bunları anlamaması normal. Ama bilmediği halde bilir gibi yorum yapmak sadece cahillik. Sadece bir kere katılın ve görün… Başka bir şey söylemiyorum.

  3. Dizi senaryosu gayet güzel ama oyuncular maalesef daha iyi olabilirdi. Rol yapamıyorlar. Ayrıca bilime neden hakaret olsun ki komik. Tüm bilimsel araştırmalar saçma ve mantıksız cümlesiyle başlar sonra da bilim adı altında kaydedilir. Açıklanamayan evrende onca olay varken kalkmış aile dizimine laf ediyorsunuz. Ayrıca dünyada her şey yanlı o nedenle belkide neyin pozitif neyin negatif olduğunu bilemiycez ama spiritüel yaşam ve ezoterik bilgilerle süren kadim sırlara biraz daha merak ve saygı göstermek gerekli diye düşünüyorum.

    • Yorunuza aynen katılıyorum. İlave olarak şunu söylemek istiyorum.Her film her dizi aman bilimsel gerçekler dışında herhangi bir konudan bahsetmeyelim çerçevesinde mi çekiliyor?? Sadece bu noktadan bile bakınca o kadar saçma o kadar anlamsız o kadar gereksiz bir yazı olmuş ki. Bir filmi senaryoyu oyunculuğu çekimi herşeyi eleştirebilirsiniz kesinlikle. Ama senaryo bilimsel gerçeklere uygun değildir ne ya 😂😂😂

  4. Fazla ergence bir dizi olmuş, oyuncu kadrosu çok iyi ama senaryosu oldukça kötü. Yani, nasıl olur bukadar güzel oyuncu kadrosunu bir araya toplamişsınız da böyle berbat, sadece cinsellik üzerine bi dizi yapmışsınız hayret doğrusu!

  5. Çok hoş bir dizi olmuş hiç sıkılmadan izledim fantastik diye bir kavram var film dünyasında yani herseyi bilime oturtacaklar diye bir şey yok Seda Bakan’a bayıldım özellikle üç kadının diyalogları sevimliydi işte kızkiza sohbet gerçekten de böyle oluyor dedirtti senaristi tebrik ediyorum

  6. Konu değişik, farkındalık adına önemli, keyifle izlenir bir üslubu var üstelik. Sanki oyunculuğun çok öne çıkmaması konunun ön planda olması gerekli gibi. Ancak ufak bir rahatsızlık, şu sıralar Türk filmlerinde argo biraz fazla gibi bazen sorgulamak durumunda kalıyorum gerçekten böyle mi diye?

CEVAPLA

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz