Mayıs 68’in 50. Yıl Dönümü

71. Cannes Film Festivali “Mayıs 68”in 50. Yıl dönümünü çeşitli etkinliklerle kutladı. 1968 Cannes Film Festivali Fransa’nın dört bir tarafına yayılan öğrenci ve işçi olaylarının tırmanışa geçmesiyle yarıda kalmıştı. O günlerin iki lideri Daniel Cohn Bendit ile Romain Goupil’in 50 yıl aradan sonra yaptıkları ‘La Traversée’ özel bir seansla gösterildi. Stanley Kubrick’in 1968 tarihli başyapıtı “2001: Uzay Yolu Macerası”nın yenilenmiş 70 mm’lik kopyası ilk kez Cannes’da gösterildi. Filmi Kubrick’in üvey kızı Katharina’nin eşliğinde Christopher Nolan takdim etti.

1968 Cannes Film Festivali Fransa’nın dört bir tarafına yayılan kanlı öğrenci ve işçi olaylarının tırmanışa geçmesiyle yarıda kalmıştı. Ben çiçeği burnunda bir damat olarak, eşim Tuna ile birlikte ikinci balayımızı geçirmek üzere Cannes’a gitmiştik. Rahmetli Tuncan Okan ile birlikte Mayıs 68’i Cannes’da geçiren iki Türk gazeteciden biriydim. Paris’te Nanterre’de başlayan öğrenci protestolarının işçilerin katılımıyla alevlendiğini ajans haberlerinden duyuyorduk. Yıllardır festival günlerinde okuduğum yerel Nice Matin’in festival haberlerine odaklandığım için durumun vehametini tam olarak bilmiyordum.

Festival Sarayı’nın önünde oturma grevi yapan ve ellerindeki ‘Dayanışma’ pankartlarıyla Croisette boyunca seslerini duyurmaya çalışan gençlerin eylemlerini kanıksamıştım. Festivalin 5. günü olan 13 Mayıs sabahı gençlere destek veren bir grup ateşli sinema adamı, sabah seansına hazırlanan Festival Sarayı’nın ana salonunu bastılar. Jean Luc Godard, François Truffaut, Louis Malle, Claude Lelouch gibi bazı Fransız yönetmenler ve onlara destek veren Roman Polanski, Milos Forman gibi bazı isimler, programdaki Carlos Saura’nın ‘Peppermint Frappe’ filminin gösterilmesini, kadife perdenin açılmasını engelleyerek durdurdular. 1968 Festivali Cannes tarihinin yarına kalan tek etkinliği oldu.

(C. LELOUCH-J. L. GODARD-L. MALLE-R. POLANSKİ ) 1968 Cannes Film Festivali 

68 RUHU CANNES’DA

20. yüzyılın belki de en önemli öğrenci ve işçi ayaklanması olan ‘Mayıs 68’in 50. yıldönümünde Festival Organizasyon Komitesi programına 2 filmin özel gösterimini aldı. Sinema tarihinin en iyi filmleri arasında yer alan, Stanley Kubrick’in 1968 tarihli “2001: Uzay Yolu Macerası / A Space Odyssey” başyapıtının yenilenen 70 mm’lik kopyasını ve Mayıs 68’in baş aktörlerinden Daniel Cohn Bendit ile Romain Goupil’in müştereken yaptıkları ‘La Traversée’ belgeseli özel seanslarda gösterildi. 1968’de Stanley Kubrick 40, Cohn Bendit 23, Romain Goupil ise 17 yaşındaydı. Stanley Kubrick’in zengin filmografisindeki tek bilimkurgu ve sinemaya yön vermiş bir klasik olan “Uzay Yolu Macerası”nı takdim etmek üzere Cannes’a gelen İngiliz – Amerikalı yönetmen Christopher Nolan filmin projeksiyonundan önce bir sinema dersi seansı da gerçekleştirdi.

M.G.M.in sinema tekniğinin ulaştığı zirveden yararlanarak yaptığı filmin yenilenmiş 70 mm.’lik Cinerama kopyası Cannes’daki katılımcılara bir görsel ve işitsel şölen oldu. ‘Uzay Yolu Macerası’nın ilk gösterimi, Fransa’da öğrenci ve işçi olaylarının en sıcak döneminde, 2 Nisan 1968’de Washington’da gerçekleşmişti. Festival Direktörü Thierry Frémaux filmin sinema tarihindeki önemine değinen kısa açılış konuşmasından sonra Christopher Nolan’ı sahneye davet etti. Nolan: “Filmin her yeni izleyişinde yeni şeyler keşfediyorum” diyerek Stanley Kubrick’in üvey kızı Katharina’yı, filmin başrol oyuncusu Keir Dullea’yı ve yapımcısı Jan Harlan’ı yanına gelmeleri için sahneye davet etti. Aktris Katharina Kubrick, üçü babasının olmak üzere 4 filmde oynadı, ‘Geceyarısı Ekspresi’nde teknik eleman olarak çalıştı. ’15 yaşındayken babamı “Uzak Yolu Macerası’ setlerine sık sık giderek ziyaret etmiştim” dedi.

2001 : Uzay Yolu Macerası

Christopher Nolan’ın, kariyerinin en parlak filmi olan “Başlangıç İnception” (2010) ve “Yıldızlararası / Interstelllar” (2014) bilimkurgusunda Stanley Kubrick ustasından etkilendiği biliniyor. Bu 2. filminde de “2001”deki gibi Jüpiter yakınlarında keşfedilen solucan deliği motifini kullanması, Kubrick’e saygı duruşu olarak yorumlanabilir. Kubrick2001” için kurduğu setleri, daha sonra kullanılmamaları için kırdırdığı rivayet edilir.

2001 : Uzay Macerası

UZAY YOLU MACERASI 50 YAŞINDA

Kubrick’in kariyerinde çok fazla yapım vermemesinin sebebi mükemmeliyetçi olan tavrında yatıyor. “Uzay Yolu Macerası” kariyerindeki en çok tartışma yaratmış ve aradan 50 yıl geçmesine rağmen ortaya attığı sorular nedeniyle tartışılmaya devam eden bir başyapıttır. Kariyerindeki bence en iyi 2 film, “Otomatik Portakal / A Clockwork Orange” (1971) ve “Cinnet / Shining”dir (1980). “Otomatik Portakal” şiddet bağımlısı gençlerden kurulu bir çetenin çevresine saçtığı dehşet ile bir korku imparatorluğuna dönüşmesini anlatır. ‘Cinnet’, ailesiyle kış sezonunda kapalı olan bir otelin bakımını üstlenen, Jack Nicholson’un canlandırdığı bir adamın kar fırtınası sebebiyle mahsur kaldığında aklını kaybetmeye başlamasını anlatır. ‘2001’ insanlığın başlangıcından geleceğine olan sürecine benzersiz bir bakış atıyor.

2001 : Uzay Macerası

Dört bölümlük filmin açılışında ilk insanın yaşadığı dönem tasvir ediliyor. Gruplar halinde yaşayan ilk insanlar henüz bir alet yapma ve kullanma becerisine sahip değil. Sinema antolojilerine geçen, izleyiciyi büyüleyen, doyumsuz güzellikteki filmin 1. bölümü, Rus müzisyen Aram Khachaturyan’ın besteleri ve Johan Strauss’un Güzel Mavi Tuna Valsi ile görsel ve işitsel bir şölene dönüşüyor. Filmin 2. bölümünde unutulmaz zamansal sıçramada, alet kullanmasını öğrenen insan gücünün farkına varmıştır. Kemikten olan aletini havaya fırlatınca, kamera ve o kemik parçasına odaklanıp kemiğin birden uzay gemisine dönüşmesiyle kendimizi gelecekte buluruz.

Dünyadan havalanmış uzak mekiğinin senkronize hareketleriyle, Kubrick bir uzay balesiyle izleyicisini büyüler. Filmin yapıldığı 1968 yılında henüz aya gidilmediği, uluslararası uzay istasyonu kurulmadığı göz önünde bulundurulunca Kubrick’in hayli gerçekçi bir gelecek portresi çizdiği görülüyor. Filmin 3. bölümünde bilimsel bir keşif için Jüpiter’e yapılan yolculuğu, 4. bölüm insanla makinenin savaşından sonra hikayenin başkahramanı Dr. Dave Borman’ı dünyevi bir ortamda gösterir. İlk önce uzay giysisiyle ayakta dikilen Borman’ı yaşlanmış ve yatağa düşmüş halde buluruz.

Cannes 1968, Devrim Festivalde!

2001” ile bilimsel ve varoluşsal bir yolculuk vaat eden, klasik müzik hayranı Kubrick, çok az diyalog içeren metni, ustaca kullanılan müzik partisyonu desteğiyle dahiyane  bir mizansen uyguluyor. Stanley Kubrick2001” ile En İyi Görsel Efekt Oscar’ını kazandı. Sinematografi ve kamera çekimleri konusunda yaptıkları okullarda ders alarak okutulan Kubrick’in bilimkurgu sinemasının başlangıcını yapmış filmi “2001”i, aradan 50 yıl geçmesine rağmen, türün hiçbir filmi tahtından indirememiştir. KubrickDr. Strangelove”ın ardından bir bilimkurgu çekmeye karar verince, bir fikir geliştirmek üzere bilim insanı ve kurgu bilim yazarı Arthur O. Clark’a danışmıştı. Kubrick, senaryoyu geliştirirken Clark, filmin ismini taşıyan bir roman yazar. Kubrick’in isteği üzerine, bu roman filmin gösterime girmesinden sonra yayınlanır.

Cannes 1968, Devrim Festivalde!

MAYIS 68’DE NE OLMUŞTU?

22 Mart 1968’de Paris’in batı banliyölerinden biri olan Nanterre’de, II. Dünya Savaşı’ndan sonra uluslararası tarihin önemli olaylarından biri sayılan, basının ve Fransız politikacıların genellikle “68 Olayları” diye adlandırdıkları olaylar başlamıştı. Olaylar katlanarak artınca, 21 Mart’ta hükümetin talebi üzerine polis, 150 erkek öğrenciyi tutuklamak amacıyla üniversiteyi kuşattı. Ertesi sabah polis kendisini binlerce öğrenci tarafından çembere alınmış bulacak ve öğrenci barikatlarına dokunmadan kaçma emri alacaktı.

Bu tarihi izleyen olaylar birkaç hafta sonra savaştan beri en büyük öğrenci hareketine ve daha önemlisi, neredeyse bir ay boyunca 9 milyon işçinin katılımıyla uluslararası işçi hareketinin tarihteki en büyük greve yol açacaktı. 1968 Cannes Film Festivali’nin 3. gününde, bir milyon kişi, başta Paris olmak üzere, bütün Fransa’da büyük gösterilen düzenlendi. Bir hafta sonra, 20 Mayıs’ta grev genelleşti ve 10 milyon insanı kapsadı. 68 hareketinin ele avuca sığmaz iki militanı Daniel Cohn Bendit ve Romain Goupil, 50 yıl aradan sonra tekrar bir araya gelip, Fransa’yı baştan başa katedip bir belgesel yapma kararı alırlar. Adını da “Katetme / La Traversée” koyarlar. 1945 Almanya doğumlu Daniel Cohn Bendit, öğrenci lideri olarak “Mayıs 68”in sembolü haline gelmişti. İzlediği siyaset ve saç renginden ötürü “Kızıl Dani” diye anılmıştır.

Cannes 1968, Devrim Festivalde!

Hitabet kabiliyeti, edebiyata olan düşkünlüğü, liderlik vasıflarıyla siyasette de kendine bir yer edinmiş ve Avrupa Parlamentosu Yeşiller Grubu Eş başkanı olmuştur. En önemli kitapları “İhtilali Çok Sevmiştik”, “Hepinizi Öpüyorum” ve “Demode Komünizm”dir.

1951 Paris doğumlu yazar – aktör – yönetmen Romain Goupil’in filmografisinde 5 uzun metraj ve 3 belgesel var. Öğrencilik yıllarında aşırı solcu fikirleriyle öne çıkan Goupil, İhtilalcı Komünist Gençlik Derneği’nin lider kadrosundaydı. 50 yıl önce, 7-8 milyon işçiyi greve götüren eylemin elebaşlarından biri olan, Fransa’yı gelen greve götüren, 1969’da anlı şanlı De Gaulle’un başkanlıktan uzaklaşmasına yol açan Mayıs 68’in önemli aktörü Goupil’i günümüzde barikadın karşı tarafına geçtiğini görüyoruz. Zira kendisi Emmanuel Macron’un ve “En Marche / Yürüyüş’ hareketinin önde gelen destekçisi. Sinemadaki başarıları arasında, 1982’de Cannes’da ilk filmi “30 Yaşında Ölmek” ile Altın Kamera Ödülü var. Filmde, örgüt ve dava arkadaşı, 30 yaşında intihar eden Michel Recanneti’nin hayat öyküsü anlatılıyor.

Daniel Cohn Bendit

Geçen yıl, 90’lık sinema dehası Agnés Varda, genç fotoğraf sanatçısı JR ile Fransa’nın farklı bölgelerinde yaptıkları yolculuktan, “Mekanlar ve Yüzler / Villages, Villages’ adlı görkemli bir belgesel çıkmıştı. Aynı prensipten hareket eden Cohn Bendit – Goupil ikilisi, 2 saat 20 dakika süren “road – movie’de Fransa’nın şaşırtıcı yörelerine çıktıkları keşif yolculuğunda, karşılaştıkları müteşebbislerle sohbet ederler.

Bendit, sevecen üslubu ve zeki sorularıyla, değişik iş kollarında çalışan muhataplarının sorunlarını, istikbal endişelerini, ekonomiye olan katkılarını ve yenilikçi kimliklerini öğrenir. 15 bin km. kateden ikili, Fransa’nın mozaiğini teşkil eden çeşitli insanlarına mikrofon uzatırken, yargılamaktan uzak, tarafsız kişiliklerini sergilerler. BenditBugünkü Fransa tabii ki 50 yıl öncesinden çok farklı. Aynı 1968 Fransa’sının 1918’inkinden farklı olduğu gibi” der. Filmin ilk karesinden sonuncusuna ekrandan eksik olmayan Daniel Cohn Bendit, yaptığı söyleşilerde tartışan ancak karşısındakinin fikirlerine saygı duyan, olumlu, pozitif, iyimser ve sevecen kişiliğiyle sempati topluyor. 1968’in aktörleri, Stanley Kubrick, Bendit-Goupil’in filmlerini nostaljik duygular eşliğinde izledim. Zira 50 yıllık Cannes serüvenimin en unutulmaz olayı 1968 Cannes Film Festivali’nin yarıda kalmasıyla neticelenen olaylardı.

Protestocu Öğrenciler Cannes Festival Saray’ında
Protestocu Öğrenciler Cannes Festival Saray’ında
Protestocu Öğrenciler Cannes Festival Saray’ında
Protestocu Öğrenciler Cannes Festival Saray’ında
COSTA GAVRAS-VİKTOR APALAÇİ (1968 CANNES)

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here