Bu film hakkında öncelikle söylemem gereken üç şey var; Oyunculuk (Tom Hardy’ nin oyunculuğu tabii ki), kurgu ve müzik.

Al Capone’ nin hayatını anlatan bu filmi izlemeden önce onun hayatını öncelikle okumanızı, öğrenmenizi tavsiye ederim. Tarihin en büyük gangsterlerinden biri olarak bilinen, Amerika’ yı yaptığı yasa dışı işlerle yerle bir eden, Scarface lakabı ile meşhur olan, kazandığı paralar, kurduğu politik işler ile bütün dünya tarafından tanınan bir mafya babası…

Al Pacino’ nun başrolünde izlediğimiz 1983 yılında yayınlanan filmi ile daha da efsaneleşen gangster yıllar boyu birçok filme konu olmuştur.

ortakoltuk.com

Capone bir şükran günü sahnesi ile başlıyor. Yıllarca hapishanede kaldıktan sonra artık toplum için herhangi bir tehlike arz edilmediği düşünülerek hapisten çıkarılıyor. Bundan sonra Florida’ da ki evinde hayatını sürdüren gangsterin ölmeden önceki son 1 yılını izliyoruz. Birçok filme güçlü, ihtişamlı bir şekilde konu olan gangster için hayatının sadece son bir yılının bu şekilde bakıma muhtaç, zayıf bir şekilde anlatılması film açısından pek iyi olmamış. Film boyunca hem fiziksel olarak hem psikolojik olarak zayıf gösterilen Capone’ nin tanıdığımız bildiğimiz güçlü hayatı neredeyse yerle bir edilmiş. Hayatının hikayesini bildiğimiz Capone bu filmde gittikçe daha kötü bir sağlık ile sık sık altına yapan, konuşamayan, yürüyemeyen bir adam haline getirilmiş. Filme genel olarak baktığımız zaman asıl anlatılmak istenen; güç kuvvet sahibi bir mafya babasının bu gücü kaybettikten sonraki yaşantısı… Çekilen sahneler ile asıl anlatılmak istenen tabii ki bu fikir.

Filme izlemeye başladığımda Tom Hardy’nin oyunculuğu ilk dakikalardan itibaren beni filme bağlamıştı ama ilerleyen zamanda sanki beni rahatsız eden bir şey vardı. Bu güzel oyunculuk performansına rağmen karakter tam olarak rolünü sergileyemiyordu. Bunun sebebi ise tamamıyla oyuncuya yapılan makyajdan ibaretti. Sağlığını kaybettiğini vücudundaki değişimleri tamamen kötü bir makyaj ile sergilenmişti. Adeta sağlığını kaybetmekten ziyade bir yaratığa dönüşüyor gibiydi…

ortakoltuk.com

İktidarını kaybeden bir mafya babası bundan daha kötü bir şekilde anlatılamazdı sanırım ya da anlatılmış en kötü olanı bu diyebilirim. Film boyunca gördüğü halüsinasyonlar ile sık sık geçmişe giden karakter kimi zaman güçlü olduğu zamanları hatırlayarak kimi zaman da çocukluğu ile ilgili hayaller görerek hikayeye katkı sağlanmaya çalışılmış ama bu kadar güçlü bir karakterin bu sahneleri bile hikayeyi güçlendirip filme bir katkı sağlamamış. Tamamen tekrardan ibaret olan sahneleri izliyoruz aslında…

Sevgililer Günü Katliamı olarak bilinen olay, filmde ara ara verilerek Capone’ nin geçmişe dönük hatıralarından bir acı çekme, güçlü olduğu dönemleri hatırlayıp bir isyan şeklinde anlatılmaya çalışılmış.

ortakoltuk.com

Bu kadar kötü hikâyeye, anlatıma rağmen filmdeki kurgu gayet başarılı bir şekilde devam ediyor. Capone’nin hayalinde canlandırdığı sahneler gerçek hayat ile hayal arasında neredeyse anlaşılmayacak şekilde geçişler yapıyor. Güzel bir kurgu ile çok küçük renk farklılıkları bu geçişlerdeki olayı fark etmemize yetiyor.

Ne olursa olsun tarihte önemli bir yere sahip olan bu kadar güçlü bir karakterin anlatılırken çok basit bir şekilde sınıfta kalması filme eksi puan kazandırmaktan başka bir işe yaramıyor maalesef. Filmin yönetmeni ve senaristi olan Josh Trank’ ın deyişiyle bir gangsterin hayatını izlemekten çok gücünü kaybeden bir mafya babasının anlatmak isteyen film kötü bir seyirden ötesine geçemiyor.

ortakoltuk.com

Yönetmen / Senaryo : Josh Trank

Görüntü Yönetmeni : Peter Deming

Müzik : El-P

Oyuncular : Tom Hardy, Matt Dillon, Linda Cardellini, Kyle MacLachlan, Al Sapıenza, Kathrine Narducci, Noel Fisher, Gino Cafarelli, Mason Guccione

ABD / Biyografi-Suç- Polisiye-Dram / 103 Dk.

ortakoltuk.com
ortakoltuk.com
ortakoltuk.com
ortakoltuk.com
ortakoltuk.com
ortakoltuk.com

ortakoltuk.com

Film notum:

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here