GÜL GİBİ ZABITA DURURKEN KIZINI ÇÖPÇÜYE VEREN ADAM : İHSAN YÜCE

…Salacak’ta gördüm yedi cüceyi

Kim sevmez ki İhsan Yüce’yi…

”…Sararmış bıyıkları, kısa boyu, tek tük kalmış dişleri ve hatları belirgin, zengin yüzüyle İhsan Yüce, çoğu filmde mahallemizden ve köyümüzden tanıdığımız birilerinin perdedeki yansımasıdır. Çöpçüler Kralı’ndaki baba karakterini sinemaseverlerin belleğinde unutulmaz kılan tam da budur. Onu perde de gördüğümüzde dedemizi, babamızı, dertlendiğimizde çat kapı gidip sohbet edebileceğimiz bir mahalle bilgesini görmüş gibi oluruz…”

Yeşilçam emekçileri üzerine yazdığı kitapları ile bilinen yazar Erhan Tuncer, “Nemesis Yayınları” tarafından yayımlanan İhsan Yüce biyografisi olan kitabı “Gül Gibi Zabıta Dururken Kızını Çöpçüye Veren Adam” isimli vefa taşan önemli kitabında, İhsan Yüce’yi bu şekilde ifade ediyor. Yazdıklarında hiç fazlalık yok. Gerçekten de Yeşilçam’ın kendine has, özgün sistemi içerisinde jönler genelde mecmuaların güzellik yarışmalarının sonucuna göre star sistemine dahil edilirken, yan karakter oyunculuklarda yer alan sanatçılar ise en has, daha gerçekçi halleri ile kendilerine bu sistemde yer bulmuşlardı zorla ve az olarak…Bu durum kendilerinin yaşamlarının sanatçılara yaraşır seviyede olması sonucunu da doğurmuyordu. Gelin en baştan başlayalım…

İhsan Yüce

Cebrail Bey ve Efruze Hanım’ın çocukları olarak 1929 yılında Elazığ’da doğar sanatçı. Ancak aslen aile büyükleri Dağıstan’dan göç etmişler ve yerleşmişlerdir Anadolu’ya. Babası bir gün alır başını ve iki kişi ile birlikte Suriye’ye gider. Uzun süre babasından haber alamayan İhsan Yüce, henüz 20’li yaşlarında iken babasını arar o korkusuz haliyle. Yıllar sonra, Anadolu’nun nerede ise her bir sokağını bilecek denli, gerekirse şehirler arasında otostop ile aşındıran gezme istencinin ilk belirtileridir aslında bu kayıp babayı arama halleri. Bulur da, dönerler kente; ancak Elazığ’da kendisine bir gelecek görmez. İlk zamanlar abisini de alıp İstanbul’a gitmeyi getirir aklına, ancak sonra o zamanlar bile kalabalık bu şehir ürkütür onu.

1944 yılında ilk kez gördüğü İzmir’i çok sever. Amcası Kemal daha önce göçmüştür bu kent’i ayrıca. Ailece giderler bu güzel şehre. Okumaya çok meyyal İhsan, önce İzmir’in nitelikli okullarından İzmir Atatürk Lisesi’ne gider. Ardından İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi’ne başlar. Ne var ki, ailesinin maddi durumu hiçte parlak değildir ve eğitimini yarıda bırakmak durumunda kalır. Öğrendiği muhasebe bilgisi sayesinde devlet dairelerinde çalışır, zaman zaman da serbest muhasebecilik yapar. Ancak her sanatçı gibi doğuştan sanata yatkınlığı vardır. Çok yönlü bir sanatçı olarak çizgilerde de uzmandır. Bu yeteneği sayesinde amatör tiyatro topluluklarının afiş ve dekorlarını tasarlar ve tiyatro ile ilk teması bu sayede olur. Aynı zamanda gençlik yıllarında spora da merak salar. Boks sporunda profesyonel bile olur. Hatta İzmir tüy sıklet bölge birinciliğini kazanacak denli bu sporda başarı gösterir. Ancak bu sporun özünde bulunan şiddet ve karşı tarafa verebileceği zararları da gözeterek erken bırakır. Mahalle arkadaşlarının ve kız kardeşinin de içinde bulunduğu ilk amatör tiyatro ekibini kurarak sahne sanatlarına adımını atar.

Kemal Sunal-İhsan Yüce / Çöpçüler Kralı

1957 yılında kurulan İzmir Estetik Cemiyeti’nde Refik Erçığ’ın “Akın” piyesinde oynar. Sonra çeşitli tiyatrolarda yan rollerde görünür. Ancak tiyatro ile gerçek buluşması İzmir’e turneye gelen Oraloğlu Tiyatrosu’nun sahibi Lale Oraloğlu ile tanışması sayesinde olur. Yüce, ressamlık yeteneğini konuşturup, Oraloğlu’nun yağlı boya portresini yapıp ona hediye edince arkadaşlıklarının temelleri de böylelikle atılmış olur. Turne sonunda ise İhsan Yüce, Lale Hanım’dan hayatını değiştirecek o teklifi alır: “Ekibimize katılır mısınız İhsan Bey?

İlk kez profesyonel olur. “Karanlığın İçinden”, “Ağaçlar Ayakta Ölür”, “Pygmalion”, “Pollyanna”, “Altona Mahpusları”, “Gulyabani” gibi Türk ve yabancı çeşitli nitelikli edebiyat örneklerinin tiyatro temsillerinde görünür artık. Bu dönemler sadece sahne sanatlarında değil, yabancı edebiyat külliyatına müdrik olmasında da oldukça katkılar sağlar kendine. Sonrasında sinema dönemi başlar. İstanbul’da tanışıp samimiyet kurduğu yakın arkadaşı Hayri Caner’in ilk yönetmenlik denemesi olan “Vur Gözünün Üstüne” filminde çalışır ilk kez. Ancak bir talihsizlik olur ve film tamamlanamaz.

İhsan Yüce

Bu arada Tiyatro Direklerarası’nda politik taşlama örneklerini sunar izleyenlere. Burada sahnelenen Rıfat Ilgaz’ın yazdığı “Çatal Matal Oyunu” sırasında, Zerrin Acuner ile tanışır. 16 Mart 1970 günü ani kararla ve yıldırım nikahı ile evlenirler. Ancak hiç kopmasalar da evlilikleri boşanma ile sona erer.

Kitapta görüşlerine sıklıkla başvurulan, babasının her şeyi olan kızları Aslı, bu evliliğin ürünü ortak çocuklarıdır. İstanbul’a tamamen yerleştikten sonra daha çok senaryo yazarlığı ve sinema oyunculuklarında yer alır. Aslı-Er film şirketini kurarak, senaryosunu yazdığı, yönettiği ve başrolünde oynadığı “Hayat Cehennemi-Hiç” filmini bitirir. Bu filmin diğer bir önemli özelliği de başrol oynayan diğer oyuncu Aytaç Arman’ın da ilk oyunculuk yaptığı film olmasıdır.

Lale Oraloğlu ile sinemada da yolu kesişir ve Oraloğlu’nun yönettiği 1971 yılında Sezgin Burak’ın yarattığı “Hüdaverdi-Pırtık” filminde Yüce, renkli bir kişilik olan “Zurna” karakteri ile çıkar seyircinin önüne. Yüce’ye daha sonra hep aynı yoksul, bakımsız baba rolleri teklif edilir ve kendisi de hiçbir zaman maddiyata önem vermediğinden ve de yoksunluklar içinde olduğundan bu teklifleri hep kabul eder.

İhsan Yüce / Salako

Sinemamızın önemli yapımlarından olan “Bedrana” filmine oldukça katkı sunar. Atıf Yılmaz’ın yönettiği “Salako” ve “Kibar Feyzo” gibi filmlerde önemli edebiyatçıların, örneğin Bekir Yıldız’ın, Osman Şahin’in eserlerini senaryolaştırır. Artık sinema dünyasında kalemi o kadar etkili olur ve bu yönüne güvenilir ki, Kemal Sunal’ın kendisine teklif edilen tüm filmlerde, senaryoları ilkin İhsan Yüce’ye okuttuğu söylenir. Ve sinemada, yan rollerde çoğunlukla yer almasına rağmen, önemli ödüllerin de sahibi olur.

1976 yapımı “İşte Hayat” filminde en başarılı yardımcı erkek oyuncu ödülü’nü alır. Asıl başarısı ise 1979 yılında Bulut Aras ve Meral Orhonsay ile birlikte oynadığı “Derya Gülü” filmindeki rolü ile gecikmeli olarak yapılan Antalya Film Festivali’nde en iyi erkek oyuncu ödülü’nün sahibi olmasıdır. 1980’li yıllarda Kemal Sunal‘lı birçok filmde rol alır.

İhsan Yüce edebiyat dünyasında da ismi sıkça anılan bir kişidir aslında. Bu yönü pek bilinmez. Günümüzde Mümtaz Sevinç’in sesi ile iyi bildiğimiz “Ekmek, Şarap, Sen ve Ben” şiiri, İhsan Yüce’ye aittir. Hoşsohbettir, gönlü bol ve bonkördür. Kıt kanaat kazandığı parayı, çok sevdiği ve yaşam alanı olduğu Salacak’ta arkadaşları ile dost sohbetlerinde harcamaktan sakınmaz. Ve en büyük tutkusu ise kızı Aslı’dır. Kızının eğitiminin aksamaması, istekleri, hangi maddi durumda olursa olsun kırmızı çizgilerindendir. Eski fotoğraflarına bakıldığında ve Tuncer’in kitabında da yer aldığı üzere, Yüce’nin yanında hep bulunan o sevimli kız, kızıdır, yani Aslı’dır.

İhsan Yüce, kızı Aslı ve yeğeni Barış Zeren

Nasıl düşünürse, öyle yaşar. Yardımsever, vefalı ve şair gibidir…Tarihler 15 mayıs 1991 yılını gösterdiğinde, yani vefat ettiğinde henüz 60’larında olduğunu kimse bilmez. Zira, sararmış bıyıkları, yapılmamış dişleri, bilgeliğinin temsili olan kırışık yüz hatları sanki kendisini daha büyük gösterir. Cenazesine katılan yakın dostu şair Can Yücel mezarlığa gidemez. Nedeni olarak “…insan arkadaşını gömer mi?” olarak dile getirir düşüncesini. Tıpkı şiirinde belirttiği gibidir…

…ve yavaş yavaş kaybolur acı kahkahalarım

İzbe sokaklarda Yavaş yavaş kaybolur benliğim…

Ama buna itirazımız vardır, kaybolsa da benlik, unutulmamıştır İhsan Yüce asla. Bazen bir filmde, bazen bir şiir mısrasında ve de Anadolu insanının o doğallığını taşıyan görünümünde ve yaşamının sadeliğinde…

Not : Bir sonraki yazıda, oyuncunun yapıldığı dönemde eleştirmenlerce oldukça başarılı bulunan, özgün filmi “Bebek” ele alınacaktır.

Yazar : KAMURAN KAYA

İhsan Yüce
Film notum:

ortakoltuk.com

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here